Telefon
Facebook
WhatsApp
İnstagram

Kolon Kanseri

Kolon Kanseri

Kolorektal Kanser: Belirtileri, Tanısı ve Evrelemesi
Kolorektal kanser, kalın bağırsak yani kolon ve bağırsağın son kısmı olan rektumdan kaynaklanan kanserleri ifade eder. Sık görülen kanser türlerinden biridir. Erken evrede belirti vermeyebilir; bu nedenle bazı hastalarda hastalık tarama kolonoskopisi sırasında saptanırken, bazı hastalar kanama, kansızlık, dışkılama alışkanlığında değişiklik veya karın ağrısı gibi şikâyetlerle doktora başvurur.

Kolorektal kanser her zaman belirti verir mi?
Hayır. Kolorektal kanserin özellikle erken dönemlerinde belirti olmayabilir. Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde de tarama testleri önemlidir. Tarama sayesinde kanser henüz erken evredeyken veya kansere dönüşebilecek polip aşamasındayken yakalanabilir.
Belirti ortaya çıktığında ise hastalık bazen daha ileri evrede olabilir. Bu nedenle özellikle 40–50 yaş sonrası yeni başlayan bağırsak şikâyetleri ciddiye alınmalıdır.

En sık görülen belirtiler nelerdir?
Kolorektal kanserde görülebilecek başlıca belirtiler şunlardır:
Dışkıda kan görülmesi
Makattan kan gelmesi
Dışkılama alışkanlığında değişiklik
Yeni başlayan kabızlık veya ishal
Dışkı çapında incelme
Tam boşalamama hissi
Karın ağrısı
Karında şişkinlik
Açıklanamayan kansızlık, özellikle demir eksikliği anemisi
Halsizlik, çabuk yorulma
Kilo kaybı
İştahsızlık

Bu belirtilerin her biri mutlaka kanser anlamına gelmez. Hemoroid, bağırsak enfeksiyonları, divertiküler hastalık, inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi iyi huylu nedenler de benzer şikâyetlere yol açabilir. Ancak özellikle kanama, kansızlık ve dışkılama düzeninde kalıcı değişiklik varsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir.
Sağ taraf ve sol taraf kolon kanserleri farklı belirti verebilir

Kolorektal kanserin belirtileri, tümörün bağırsakta yerleştiği bölgeye göre değişebilir.
Sağ kolon kanserleri daha sinsi seyredebilir. Çünkü bağırsağın bu kısmı daha geniştir ve dışkı daha sıvıdır. Bu nedenle tıkanıklık daha geç gelişebilir. Bu hastalarda bazen ilk belirti demir eksikliği anemisi, halsizlik ve çabuk yorulma olabilir.
Sol kolon ve rektum kanserleri ise daha sık dışkılama alışkanlığında değişiklik, kabızlık, dışkıda incelme ve makattan kanama ile belirti verebilir.
Rektum kanserinde ayrıca makatta ağrı, sürekli tuvalete gitme ihtiyacı, tam boşalamama hissi ve dışkı çapında incelme görülebilir.

Makattan kan gelmesi her zaman hemoroid midir?
Hayır. Makattan kan gelmesi toplumda sık olarak hemoroide bağlanır; fakat bu yaklaşım bazen tanıda gecikmeye neden olabilir. Özellikle 40 yaş üstünde, yeni başlayan kanama varsa veya kanamaya dışkılama alışkanlığında değişiklik, kilo kaybı, kansızlık, karın ağrısı gibi bulgular eşlik ediyorsa kolorektal kanser açısından değerlendirme gerekir.
Kanamanın rengi de fikir verebilir. Parlak kırmızı kanama daha çok rektum ve sol kolon kaynaklı olabilirken, gizli kan kaybı veya koyu renkli dışkılama daha yukarı seviyelerdeki kanamalarda görülebilir. Ancak kanamanın yeri yalnızca renge bakarak kesin olarak belirlenemez.
Acil başvuru gerektiren durumlar
Kolorektal kanser bazı hastalarda acil tabloyla ortaya çıkabilir. Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
Şiddetli karın ağrısı
Gaz ve gaita çıkaramama
Karında belirgin şişlik
Sürekli kusma
Yoğun makattan kanama
Bayılma, tansiyon düşüklüğü
Ateş ve karında yaygın hassasiyet

Bu bulgular bağırsak tıkanıklığı, delinme, ciddi kanama veya karın içi enfeksiyon gibi ciddi durumların işareti olabilir.

Kolorektal kanser nasıl teşhis edilir?
Kolorektal kanserde kesin tanı, şüpheli dokudan alınan parçanın patolojik incelemesi ile konur. Bunun için en sık kullanılan yöntem kolonoskopidir.

Kolonoskopi nedir?
Kolonoskopi, kalın bağırsağın kamera ile incelenmesidir. Bu yöntemle:
Tüm kolon ve rektum değerlendirilebilir.
Şüpheli kitlelerden biyopsi alınabilir.
Polipler saptanabilir.
Bazı polipler aynı işlem sırasında çıkarılabilir.
Aynı anda başka polip veya ikinci bir tümör olup olmadığı araştırılabilir.
Bu nedenle kolonoskopi, kolorektal kanser tanısında en önemli yöntemlerden biridir.

Her zaman kolonoskopi yapılabilir mi?
Bazı durumlarda kolonoskopi tamamlanamayabilir. Örneğin tümör bağırsakta darlık yapmışsa, bağırsak yeterince temizlenememişse veya hasta işlemi tolere edememişse kolonoskopi tüm kalın bağırsağı değerlendiremeyebilir.
Bu gibi durumlarda BT kolonografi adı verilen sanal kolonoskopi yöntemi kullanılabilir. Ancak BT kolonografi biyopsi alma veya polip çıkarma imkânı sağlamaz. Bu nedenle şüpheli bir bulgu saptanırsa çoğu zaman yine kolonoskopi gerekir.

Kan testleri tanı koydurur mu?
Kan testleri tek başına kolorektal kanser tanısı koydurmaz. Özellikle CEA adı verilen tümör belirteci halk arasında bazen “kanser testi” gibi düşünülür; ancak CEA kolorektal kanseri taramak veya tanı koymak için güvenilir değildir.
CEA daha çok tanı konmuş hastalarda, tedavi öncesi ve sonrası takipte yardımcı olabilir. Yani CEA normal diye kolorektal kanser yok denemez; CEA yüksek diye de tek başına kanser tanısı konmaz.

Evreleme ne demektir?
Tanı konulduktan sonra hastalığın vücutta ne kadar yayıldığını anlamak gerekir. Buna evreleme denir. Evreleme, tedavi planını belirlemek için çok önemlidir.

Kolorektal kanserde genellikle şu soruların cevabı aranır:
Tümör bağırsak duvarında ne kadar derine ilerlemiş?
Yakındaki lenf bezlerine yayılmış mı?
Karaciğer, akciğer veya karın zarı gibi uzak organlara yayılım var mı?
Bu değerlendirmede genellikle TNM sistemi kullanılır.
T, tümörün bağırsak duvarındaki derinliğini;
N, lenf bezlerine yayılımı;
M, uzak organ metastazını ifade eder.

Kolorektal kanserde evreler genel olarak ne anlama gelir?
Basitçe ifade etmek gerekirse:
Evre I: Kanser bağırsak duvarının daha sınırlı tabakalarındadır. Genellikle erken evredir.
Evre II: Kanser bağırsak duvarında daha derine ilerlemiştir ancak lenf bezlerine yayılım saptanmaz.
Evre III: Kanser çevredeki lenf bezlerine yayılmıştır.
Evre IV: Kanser karaciğer, akciğer, karın zarı gibi uzak organlara yayılmıştır.

Bu sınıflama hastanın tedavi planını belirler. Ancak her hastanın durumu farklıdır. Tümörün yeri, hastanın yaşı, genel durumu, patoloji özellikleri ve moleküler testler de tedavi kararında önemlidir.

Evreleme için hangi görüntüleme yöntemleri kullanılır?
Tanıdan sonra genellikle hastalığın yaygınlığını değerlendirmek için kontrastlı bilgisayarlı tomografi kullanılır. Göğüs, karın ve pelvis tomografisi ile karaciğer, akciğer, lenf bezleri ve karın içi yapılar değerlendirilir.
Rektum kanserinde ise ek olarak pelvik MR çok önemlidir. Çünkü rektum kanserinde tümörün rektum duvarındaki derinliği, çevre dokulara yakınlığı ve lenf bezleri tedavi planını doğrudan etkiler. Bazı hastalarda ameliyat öncesi radyoterapi veya kemoterapi gerekip gerekmediği bu değerlendirmelere göre belirlenir.

PET her hastaya gerekir mi?
Hayır. PET-BT her yeni tanı alan kolorektal kanser hastasında rutin olarak gerekli değildir. Genellikle seçilmiş durumlarda kullanılır. Örneğin karaciğer metastazı için ameliyat planlanan bazı hastalarda veya tedavi sonrası CEA yükseldiği hâlde standart görüntülemelerde hastalık odağı bulunamayan durumlarda yardımcı olabilir.

Kolorektal kanser en sık nereye yayılır?
Kolorektal kanser en sık:
Yakındaki lenf bezlerine,
Karaciğere,
Akciğerlere,
Karın zarına yayılabilir.

Kalın bağırsaktan gelen kanın önemli bir kısmı karaciğere gittiği için, uzak yayılımda karaciğer sık görülen bölgelerden biridir. Rektumun alt kısmındaki bazı tümörlerde ise akciğer yayılımı daha erken görülebilir.
Hangi belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda kolorektal kanser açısından değerlendirme yapılması önemlidir:
Makattan kan gelmesi
Dışkıda kan görülmesi
Yeni başlayan ve birkaç haftadan uzun süren kabızlık veya ishal
Dışkı çapında belirgin incelme
Açıklanamayan demir eksikliği anemisi
Sebepsiz kilo kaybı
Karın ağrısı ve şişkinlik
Ailede kolon veya rektum kanseri öyküsü
Daha önce polip saptanmış olması

Özellikle “hemoroidim var” düşüncesiyle kanamanın uzun süre ihmal edilmemesi gerekir.

Sonuç
Kolorektal kanser erken dönemde belirti vermeyebilir, fakat tarama ve kolonoskopi sayesinde erken yakalanabilir. Makattan kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kansızlık ve karın ağrısı gibi bulgular önemsenmelidir. Tanıda en değerli yöntem kolonoskopi ve biyopsidir. Tanı konulduktan sonra hastalığın evresi; tomografi, rektum kanserinde pelvik MR ve patolojik inceleme ile belirlenir.
Erken tanı, tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle şikâyetleri ertelememek ve uygun yaşta tarama programlarına katılmak hayat kurtarıcı olabilir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.