Rektum kanseri hakkında bilgi vermeye başlamadan önce kısaca kalın bağırsağın bölümlerini inceleyelim.

Sindirim kanalı ağızdan başlar ve sırası ile yemek borusu (özofagus), mide, duodenum (oniki parmak bağırsağı), ince bağırsak ve kalın bağırsak ile devam eder.

Ülkemizde Rektum Kanserinin Önemi

  • İnce bağırsak ile birleştiği bölgeye çekum denir.
  • Çekumdan sonra kalın bağırsak yukarı doğru çıkar. Bu bölüme çıkan kolon denir.
  • Daha sonra karın içinde sağdan sola doğru uzanır. Bu bölüme transvers (enine) kolon denir.
  • Karın sol tarafına ulaşınca aşağıya doğru yön değiştirir, bu bölüme inen kolon denir.
  • İnen kolonun devamı “S” harfi şeklindedir ve Sigmoid kolon adını alır.
  • Makattan önceki bölüme ise rektum denir.
  • Rektum kendi içinde 3 bölgeden oluşur. Makata yakın son 6 cm’lik kısma (0-6 cm) aşağı rektum denir. Bunun üstündeki 6 cm’lik bölüme orta rektum (7-12 cm) ve sigmoid kolona en yakın yere üst rektum (12 cm yukarısı) denir.

Ülkemizde Rektum Kanserinin Önemi

Kalın bağırsak kanseri, diğer adı ile kolorektal kanser (kolon ve rektum kanseri) ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur.

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı istatistiklere göre, kalın bağırsak kanseri yani kolon ve rektum kanserleri kadında ikinci, erkekte üçüncü sıklıkta rastlanan kanser tipidir. Yine Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı başka bir çalışmada ise, hastanelerde yatan hasta listesine göre akciğer ve meme kanserinden sonra kalın bağırsak kanseri üçüncü sıklıkta yer almaktadır.

Batı toplumunda yapılan çalışmalarda kalın bağırsak kanseri gerek Amerika Birleşik Devletleri’nde gerekse Avrupa’da oldukça sık gözlenen ve de kansere bağlı ölümlerin önemli bir kısmını oluşturan bir hastalıktır.

Bu rakamlar oldukça ürkütücü olmasına karşın hastalıkla ilgili iki noktanın çok iyi bilinmesi gereklidir.

Kalın bağırsak kanseri önlenebilir bir hastalıktır.
Kalın bağırsak kanseri, erken evrede yakalandığında tam şifa ile tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalıktır.

Rektum Kanserinin Belirti ve Bulguları Nelerdir?

Belirti ve bulgular kanserin kalın bağırsak içinde yerleştiği yere göre değişiklik gösterir.

Kalın bağırsağın sol tarafında (makata yakın kısımlarında) yerleşen kanserlerde sıklıkla kanla karışık dışkılama şikayeti gözlenir. Hastalar dışkılama alışkanlıklarında değişiklikten, sıklıkla kabızlıktan şikayet ederler. Dışkılama sonrası rahatlayamama, karın ağrısı (özellikle sol alt taraflarda) ile aşırı gaz ve şişkinlik diğer belirtilerdir.

Kalın bağırsağın sağ tarafında (ince bağırsakla birleştiği bölgeye yakın bölgelerinde) en sık görülen belirtisi dışkı ile birlikte gizli (fark edilmeyen) kan kaybıdır. Hastalar gözle fark edilemeyen bu kanamaya bağlı kansızlık ve halsizlik şikayeti ile doktora gelirler. Aşırı yorgunluk, eskisi gibi iş yapamama ve nefes darlığı şikayetleri de ek olarak görülebilir. Diğer önemli bir bulgu da bağırsak alışkanlıklarında değişikliktir. Zaman zaman kabızlık ve/veya ishal atakları olabilir. Bu dönemde karın ağrısı, şişkinlik, aşırı gaz bu bulgulara ek olarak ortaya çıkabilir.

Bu belirti ve bulgular aynı zamanda başka hastalıklarda da gözlenebilir. Bu nedenle kesin tanı için detaylı bir inceleme yapılması gereklidir. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle yaygın hastalığı gösteren geç semptomlardır. Pek çok polip ve kanser belirti ve bulgu vermez. Bu nedenle hastalar, genelde doktora, hastalığın ileri evresinde başvurur. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle ilerlemiş hastalığa işaret eden geç belirtilerdir.

Kalın bağırsak kanserinde görülen belirti ve bulgular;

  • Kansızlık, halsizlik, devamlı yorgunluk
  • Dışkılama alışkanlıklarında değişim
  • Dışkıya kan bulaşması
  • Dışkının incelmesi
  • Makattan kan gelmesi
  • Karın ağrısı
  • Şişkinlik, aşırı gaz
  • İshal ve kabızlık atakları
  • İzah edilemeyen kilo kaybı

Rektum Kanseri Tanısı ile Tedaviye Başlamadan Önce Hangi Tetkikler Yapılmalıdır? Rektum Kanseri Tedavisi Öncesi Yapılması Gereken Tetkikler

Rektum kanseri tanısı alan hastaya tedaviye geçmeden önce hastalığın evrelemesi yapılmalıdır. Hastalığın bulunduğu bağırsak bölgesindeki durumu ve vücuda yayılıp yayılmadığı değerlendirilmelidir. Bu nedenle doktorunuz sizinle hastalığınızı konuştuktan sonra bazı tetkikler isteyecektir.

Hastalığın ameliyat öncesi evrelemesinde görüntüleme yöntemleri çok önemlidir. Ameliyatı yapacak doktor bu klinik ve radyolojik evrelemeye göre tedavi planına karar verecektir.

Kısaca klinik ve radyolojik evrelemede neler yapılıyor gözden geçirelim;

Anamnez (Hastalık Hikayesi)
Doktor hastanın şikayetlerini dikkatle dinler. Bu görüşmenin amacı hastaya ait özellikler ve hastalığın seyrini ortaya koymaktır. Hastanın diyet şekli, dışkılama ve tuvalet alışkanlığı, hastalığın şiddetlenmesine neden olabilecek etkenler ve ailesel hikayesi değerlendirilir.

Muayene
Hastanın utanmasına neden olmayacak bir ortamda yapılmalıdır. Bu muayene sırasında doktor karın bölgesini değerlendirir. Buna ek olarak makat bölgesini ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumu da parmakla muayene etmesi gerekir.

Kan Tetkikleri
Tedavi öncesi hastanın kan sayımı, kan grubu, kanama profili, kan şekeri, böbrek, karaciğer, tiroid fonksiyonları, sıvı-elektrolit dengesi, tümör belirteçleri (CEA – Ca 19-9 vb) ve bunun gibi önemli kan tetkiklerinin değerlendirilmesi gerekir.

Kolonoskopi
Kalın bağırsak kanser ameliyatlarından önce tüm kalın bağırsağın eş zamanlı başka bir polip veya başka bir tümör açısından değerlendirilmesi gerekir. Bu işleme göre yapılacak tedavi – ameliyat planı değişebilmektedir. Eğer bağırsağı tıkayan bir tümör varsa ve kolonoskopi yapılamıyorsa ameliyattan sonra 6 ay içinde kolonoskopi yapılması ve daha önce değerlendirilemeyen bağırsak bölümünün de incelenmesi önemlidir.

Radyolojik Tetkikler
Tedavi planını yaparken hastalığın yaygınlığının değerlendirilmesi ve vücutta başka bir organa sıçramış mı (metastaz yapmış mı) bu durumun önceden bilinmesi gerekir. Bu nedenle farklı merkezler değişik radyolojik tetkikler isteyebilirler. Bazı doktorlar vücut değerlendirmesi için akciğer grafisi ve karın ultrasonografisini yeterli bulurken bazı doktorlar tüm vücut bilgisayarlı tomografisini ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) tercih edebilirler.

İki Yönlü Akciğer Grafisi
Hastalığın akciğere yayılıp yayılmadığını belirlemek için iyi bir yöntemdir.

Karın Ultrasonografisi (Tüm Abdomen Ultrasonografisi – USG)
Karın içi organlardaki yayılımı değerlendirmek için kullanılır.

Bilgisayarlı Tomografi
Akciğer ve karın bölgesi tomografisi ile tüm vücut değerlendirilir. Bu film daha sonraki takipler açısından da karşılaştırma için önemlidir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI)
Rektum kanserinin bağırsak ve çevre organlara olan bölgesel yayılımını değerlendirmede kullanılır.

Sanal Kolonoskopi
Bazen tıkanıklık olan bağırsak kanseri vakalarında tüm bağırsağın kolonoskopik değerlendirilmesi yapılamıyorsa bu tetkikten yararlanılır. Bu incelemede bağırsağın iç yüzeyi bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilebilir.

Kontrastlı Bağırsak Filmi (İlaçlı – Renkli Bağırsak Filmi)
Bağırsağın iç yüzeyini değerlendirmede kullanılır. Kolonoskopi yapılamadığı durumlarda yararlı olabilir.

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET/CT)
Hastalığın vücutta başka bir bölgeye yayılımı (metastaz) hakkında bilgi verir. Bu tetkik diğer radyolojik tetkiklerde şüpheli bir durum varlığında değerlidir.